Küçük mucit

Yazan: Gülden Leblebicioğlu-Ünal

Sevgili kuzenim Osman benden yaklaşık 2.5 yaş büyüktü. 1969 yılında İzmir’den Ankara’ya taşındıktan sonra anne babalarımızın yakın ilişkileri ve aynı mahallede (Kavaklıdere) oturmamızdan dolayı sık sık görüşür olmuştuk. Büyükler salonda otururlarken biz çocuklar, Osman, ben, Erol ve kardeşim Şebnem, odalarımızda toplaşır, türlü oyunlar (pişti, kaptıkaçtı, eşek, kızma birader, monopol, isim-şehir, vb.) oynar, inanılmaz hoş saatler geçirirdik.

Bu oyunların hepsini istisnasız Osman bize kurallarıyla sabırla öğretirdi ve kendisi o zamandan beri oyun kurucu ve mükemmel organizatördü. Ayrıca müthiş zengin bir fıkra dağarcığı da vardı. Daha ileriki yıllarda kitap okuma alışkanlığımız gelişince aramızda kitap değiş tokuşları ve tavsiyeleri başladı. Onun tavsiye ettiği veya ödünç verdiği kitaplardan müthiş zevk alırdım. O kitaplar benim kişiliğimin ve dünya görüşümün oluşmasında çok büyük rol oynamıştır.

Türkan teyzem bazen bizleri güzel çocuk filmlerine de götürürdü. Osman’ın muzipliği, esprileri, mizah ve taklit yeteneği daha çocukluk yıllarında belirginleşmişti. Bilime olan ilgisi benim de paylaştığım bir olguydu. Bilimsel kitaplar, dergiler, bilim-kurgu kitapları, Uzay Yolu dizisi, Yarının Yaşamı adlı İngiliz bilim ve teknoloji dizisi sohbetlerimizin baş konusuydu. Osman’ların evine her gidişimizde onun bir ” icadı” veya projesiyle karşılaşmanın heyecanını duyardım. İplerden yapılmış perde açma kapama sistemi, pamukta filizlenen fasulye, elektrik dinamosu, pille çalışan türlü mekanizmalar, motorlar ve daha niceleri hep Osman’ın marifetleriydi.

Ben 14 yaşımda Robert Koleji kazanıp yatılı gidene kadar sık sık görüştük. Ondan sonra ancak tatillerde görüşebiliyorduk ve kitap, bilim muhabbetleri yine ana konularımızdı. Osman her zaman yaşından daha olgun gibiydi. Birçok şeyi ona sorar ve danışırdım. Olgunluğu asla sıkıcı tarzda değildi. Esprileri beni katılasıya güldürürdü. Kuzenlerimin arasında en çok ortak ilgi alanım onunla oldu ve ona hep hayrandım. Yıllar içinde görüşmelerimiz gitgide seyrekleşse ve eğitim, iş, aile yaşantılarımız bizi farklı ülkelere atsa bile düşüncelerimizde yine ortak olduğumuzdan, bir araya geldiğimizde yine kaldığımız yerden devam edeceğimizden şüphem yoktu.

Zamansız gidişi ailemiz, sülalemiz için büyük kayıptır ama ülkemiz ve hatta dünya için bile büyük kayıptır. Böylesine akıllı, zeki, donanımlı, yetenekli bir kişi kaç yüzbinde veya milyonda bir dünyaya gelir ve bunca insan tarafından sevilir, sayılır, takdir ve hayranlık kazanır. Adam olacak çocuk daha çocukluğundan belli olurmuş. Osman’da buna bizzat birebir şahit oldum. Sonsuzluk âleminde yolu ışıklarla dolsun, o yattıkça eşi ve evlatları uzun, verimli ve başarılı ömürler sürsünler, Osman Emed’e yakışır, mutlu ve huzurlu yaşasınlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s