Osman’ımızı acımasız bir hastalık elimizden aldı

“Osman’ımızı neden kaybettik” başlığını değiştirdim(27 Mayıs 2014)

Doktoruna göre karnındaki tümör kötü huylu “çok melun ve berbat” bir kanserdi. “Inopt” (müdahele edilemez) duruma geldiği görülmüş, buna rağmen hastayı rahatlatmak ve tıkanma gibi komplikasonları önlemek için 6.5 saat süren bir “mücadele” ile alınmıştı. Fakat nüksetmiş, hızla büyüyerek yayılmıştı. Kurtuluşu yoktu.

Medikal onkologlar ise tanının baştan eksik yapıldığına, onkoloğun vermesi gereken kararları genel cerrahın verdiğine, doğru ilaç tedavisine erken başlansa sonucun farklı olabileceğine ve Osman’ın ömrünün uzayabileceğine dikkat çekiyorlar.

Bir uzman cerrah bu cins tümör görülen hastalar arasında ilaç tedavisi ile hayatlarına çok daha uzun süreler devam edebilenler olduğunu da doğruladı.

Tanının hatalı konduğu, patalojik sonuçların noksan alındığı, ve medikal onkoloğun devreye çok geç girdiğini araştırmalarımız sonucu bulduk. Dolaylı veya direkt bu gerçeği doktoru da kabul etti. Okumaya devam et

Osman (27 Ocak 1958-)

27 Ağustos günüydü. Eşim ve çocuğumla tatildeydim. Masmavi gökyüzünün altında zümrüt yeşili denizle buluşan kıyı boyunca araba sürüyorduk. Yolun diğer tarafında hasat vakti gelmiş altın sarısı tarlalar ve onlar ile birleşen yeşil kayın ormanları vardı. Uzaklarda dar bir karayolunun, gün batımı renklerine bezenen ekinlerin arasından kıvrılarak aştığı tepeler pitoresk kompozisyonu tamamlıyordu.

Eğer Cennet’in pek çok tanımı var ise bu manzara onlardan biri olmalıydı. Okumaya devam et